Ana Sayfa

Asklepion Restaurant Hakkında
Hizmetlerimiz
Zengin  Menümüz
Rezervasyon
Asklepion Restaurant' tan Kareler
İletişim

 

Mutfakta Faydalı Bilgiler

 

Bergama Tarihi
Helenistik Dönem Kalıntılar
İslamik Dönem Kalıntılar
Bergama Fotoğraf Galerisi


Bergama Asklepion Restaurant

Atatürk Bulvarı No : 54  
Bergama - İzmir

Telefon: 0232 633 42 22

             0232 632 20 06

Faks    : 0232 633 42 23

Cep     : 0532 292 94 69

             0542 233 61 07

info@asklepionrestaurant.com


İslamik Dönem Kalıntılar

 

 

ULUCAMİ

1399 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan tek minareli Selahattin camilerindendir. Bergama çayının sol sahilinde ve Tekke Boğazına giden yolun başındadır. Kuzeye bakan kapışı üstündeki kıtabesinde şu yazılar vardır:Sultanlar sultanı, Arap ve Acem Ulerasının Emin,Gaziler ve Mücahitler Yardımcısı,Murat Han'ın oğlu Sultan Beyazıt Han (1399) Cami, içten 24x26 m. ölçüsündedir. Uzunluğu kuzeyden güneye. doğru olup, dört kalın fil ayağı üzerinde yükselen Türk tarzı kemerli üç kubbe ile örtülüdür. Kubbeler sekiz köşelidir. Ortadakinin 17, diğer ikisinin 15,5 m. yüksekliği vardır. Kubbelerdeki pencereler karşılıklı açılmıştır. Yalnız, kubbelerin birleştiği yerlerdeki pencereler sağırdır. Kemerlerin açılmasını önlemek ve binayı bağlamak için eskiden kullanılmış olan dövme gergi demirlerim çürümesi yüzünden demirler son yapılan tamirde çıkarılmış ve yerine potreller konulmuştur. . Geniş ve aydınlık olan caminin yapılışında bir sadelik varsa da, kapı ve mihrabı gayet muhteşem tezyinat taşımaktadır. Mihrap, Selçuk mimarisi tesiri altında süslenmiştir. Sülüs ve girift yazılarıyla hendesi şekildeki tezyinatı sanatkarane yapılmıştır.

Mihrabı çevreleyen... İlalahil mesacit hadisi şerifi 14 defa kullanılmıştır. Hattı kufi ife yazılmış olan yazı ise henüz okunamamıştır. Minber, mermerden yapılmıştır. Şebekesi hendesi şekilde olup gömme oyulmuş, fakat oyuntu arka tarafına, kadar geçmemiştir. Minber kapısı yassı kemerli olup üzerinde rumilerde tezyinat yapılmıştır. Kapının üstüne silmenli bir tepelik konmuş ve bu tepeliğin cevresinde hattı kufi ile (Süre-i Ihlasın yansı) yazılmışhr. Basit ve sade olan minber, ayrı bir güzellik vermekdedirMahfel büyük tamirde yeniden yapılmıştır. Camide iki kapı bulunmaktadır. Batıdakinin temiz bir taş işçiliği vardır. Ve sivri kemerlidir. Kuzeydeki kitabeti büyük kapı ise mermer işçilik ve teyzinat bakımından mimari zenginlik içindedir; Kitabenin altında silmeyi meydana getiren çıkıntı gayet ince işlenmiş altlı üstlü lakelerle bezenmiştir. Bu tarz tezyin işleri bir özellik taşımaktadır.

Binanın üç duvarı sert ve yumuşak trahit taşlarından yapılmıştır. Arka duvarı ise küçük taş ve kireç harçla örülmüştür. Bu duvarın içinde, kubbeye çıkan iki taş merdiven bulunmaktadır. Diğer duvarların pencereleri gibi, önceki duvarda bulunan pen- cerelerden alttaki ikisi köşeli, üstteki dört pencere sivri kemerlidir. Bir de kapı üstünde daha küçük bir pencere vardır. Binanın esas duvarlannın saçakları, taş armudi kavaldan silmeli yapıldığı gibi, kubbelerin oturduğu duvarlar ise kirpi saçaklarıyla ni- hayetlendirilmiştir. Binanın üç cephesindeki temellerin daha eski bir binadan kaldığı, arka temelin ise genişletilerek yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu yapıda, Roma jimnasından (büyük alan) getirilmiş antik'taşlar kullanılmıştır. Doğu-kuzey duvarları köşesine konmuş dört metre uzunluğundaki büyük taş üstünde bulunan bir yılanın vazoya uzanmış (Kantharos) kabartması da bunu anlatmaktadır. 1832 tarihinde Anadolu'daki seyahati sırasında Bergama'ya uğramış olan Fransız tarihçilerinden Chanes Texier, bu binanın Bizans'ın Küçük Ayasofya Kilisesi" olduğunu ve "Bu binada ne bir kitabeye, ne de mimari bir tezyinata tesadüf etmediğim" Küçük Asya tarihinde yazmıştır.

Bu sırada cami harap olmuş, tepeden akan moloz ve arkadan aklan gübrelerle saçak hizasına kadar dolmuş bulunuyordu. Bu semte sonradan Hıristiyanların yerleşmiş olması bu binanın uzun zaman metruk kalmasına sebep olmuştu. 1905 yılında, Bergama'da kaymakam bulunan Kemal Bey delaletiyle bu muazzam bina ortaya çıkarılmış ve yeni baştan onarılmıştır. Bu suretle kapı üstündeki kitabesi mihraptaki tezyinah or- taya çıkarılmıştır. Kapı üstünde bulunan mermer levhadaki kitabenin temizlenmesi kolay olmuşsa da, mihraptaki yazı ve süslerin tanzimi güç olmuştur. Bunların sıva altından çıkarılmasında, çok bozulan yerlerinin ta- mirinde Sami Altan (eski Bergama Belediye Başkanı) büyük bir him- met ve gayret göstermiştir. Bu onarım sırasında ortaya çıkarılan eski minare temeli üzerinde yeniden yaptırılan minarenin yüksekliği 38 m. olup şerefesine kadar 103 basamağı bulunuyordu. Minare, iskeleden çıktığı zaman Tekke Boğazına doğru bir eğrilik göstermiştir. Bu eğriliğin, boğazın sert rüzgar akıntılarına karşı dayanıklı olması için yapıldığı minareci tarafından ileri sürülmüştür. Fakat kırk yıl sonra, aksi istikametten gelen şiddetli bir fırtına (9/10- 1949 gecesi sabaha karşı) minareyi saçak hizasından devirmiştir. Eskiden kalan bu temel üzerinde, bu minarenin bulunup bu- lunmadığı belli değildir. Fakat yüzyıllar boyunca böyle büyük ve muhteşem bir ibadethanenin minaresiz bırakılmış olması da akla mülayim gelmemektedir. Cami avlusunun kuzeyinde medrese odaları ile bir de müderris ve müftü dairesi yaptırılmıştır. (Bu dairenin üstüne minare düşmüş ve yarısını yıkmıştır.) Yine bu sırada, avluya bir şadırvan yaptırılmıştır. Sekiz köşeli ve sekiz sütunludur. Sütunlar arasındaki açıklık, yekpare taştan ve iki armudinin birleşmesinden meydana gelen basık kemerle bağlanmıştır. Kemerlerin üst kısmı yontma taşla tamamlanmış olup örtüşü ahşaptır.

SELÇUK MÎNARESÎ

Şadırvan Camisi yanındadır. "Arap Camisi"diye anılan yapıt yıkılmış ve günümüze yalnız minaresi kalmıştır. Buraya "Güdük Minare", "Çinili Minare" adları da verilmiştir. Minarenin ne zamandan kalma olduğu tartışma konusudur. Ancak yapı biçimi ve süsleme Selçuklu yapıtı olduğunu kanıtlamaktadır. Genel olarak XIV. yüzyıldan kaldığında birleşilir. Minare kesme ve yontma mermer bir altlık üzerine oturmaktadır. Bu altlığın iki tarafı mermer plaka kaplı olup, öte yüzlerinden birinde niş,diğerinde kapı vardır. Bunlar dıştan Bursa, içten Selçuk tipi (beş taşlı)sivri kemerlidir. Kare altlıktan gövdeye geçişte uyam sağlamak için büyük oylumlar görülmektedir. Buradan şerefe yakınma değin 32x42 cm. boyutlarında sırlı ve renkli (lacivert, açık yeşil, tuğla rengi) tuğlalar kullanılmıştır. Böylece gövde Selçuklu örneğinde geometrik desenlerle bezenmiştir. Şerefenin alt kısmı taş stelaktitlerle işlenmiştir. Şerefe korkuluğunu oluşturan sekiz köşenin her birindeki motifler ayrı biçimdedir ve taş oymadır.

Petek, taş ve tuğla karışık olarak yapılmıştır. Petek üstü ise altı ve üç köşeli sırlı tuğlalarla kaplanmıştır. Altı köşeli olanlar açık yeşil, üç köşeliler firuze rengindedir. Altı köşelilerin ortasındaki delikten geçen ve tuğlaları duvara bağlıyan çivilerin başları da sırla örtülmüştür. Minare külahı ahşap ve kargir karışımıdır. Üst kısminin dış etkilere karşı korunumu için sırlı tuğlalarla örtülmüş olduğu sanılmaktadır. Minarenin şerefesine kadar yüksekliği 17 metre olup 54 taş basamaktan oluşmaktadır. 1930 yılında izmir valisi Kazım (Dirik) minareyi onartmış ve tarihsel özü olmayan köhne cami kalıntısını yıktırmıştır. Cami avlusunda bulunan 15 kadar medrese odası da 1927 yılında yıkılmıştır

ÇUKURHAN

Saraçlar arastası île Ekin loncasınin Şeftali sokağı arasındadır. inşa tarzına göre, hanın XIV-XV. yüzyıllarında yapıldığı tahmin olunmaktadır. Burada, üstü tonozlu bir çarşının da bulunduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır. Çarşı içine açılan kapı kanatlarının 2 m. daha içerde olduğunu kapı üstündeki oda, dört duvar üstüne oturtulmuş kubbesiyle bugüne kadar sağlam kalmıştır. Bu odanın ikili üçlü ufki tuğlaların çevirdiği küçük yönü taşlarla yapılan muhtelif klasik duvarında bir penceresi vardır. Burada bulunan Bursa tipi bir kemer, 15 cm. kadar bir girinti yaparak bir niş vücuda getirmiş ve boş sathinin içinde iki merkezli klasik kemerle pencere açılmıştır. Odanın cephe saçağı altında küçük tuğladan konsolcuklar kul- lanılmıştır. Başka binalarda görünmeyen bu tarz, Bergama için bir özellik taşımaktadır.

Dört köşe olan avluyu iki kat eyvan (hayat) çevirmektedir. Bunlardan alttakiler tonoz, üsttekiler kubbe ile örtülüdür. Dört köşe olan ayaklar kaba yontulu taş ve kireç harçla yapılmıştır. Bunlara kemerler ve kemerler üzerine de tonozlar binmektedir, ikinci katta ise kubbeler iki paye ile duvardaki kemere bağlanan yan kemerlerin teşkil ettiği dört yarım daire üzerine oturtulmuştur. Eyvanı teşkil eden her kemerin arka taraflanna birer oda yapılmıştır. Odalar yarım direk şeklindeki tonozlarla örtülüdür. Yalnız köşelerinde üç satıh tonoz vardır. Hanın kuzey duvarı 33 m. uzunluğunda olup, ufki tuğlaların çevirdiği küçük yönü taşlarla yapılmıştır. Bu duvarda altlı, üstlü tuğladan sivri kemerli 8 pencere vardır. Burada eskiden bîr kapı bu- lunurken, hanın üç mirasçıya paylaşımı üzerine son senelerde yeni bir kapı daha açılmıştır. Hanın ortasında bir kuyu vardır.Derinliği 1O-15 m. arasında değişen su bulunmaktadır.

TAŞHAN

1432 yılında inşa edilen handa devşirme malzeme bol miktarda kullanılmıştır. Cephesinde antik taşların kullanıldığı yapının üst katları tuğla-taş almaşık örgüye sahip idi.Yapı harap durumdadır. Rüştiye Mektebi caddesinde ve Küplühamam yanındadır.Kapışı üstünde bulunan kitabesine göre, bu kervansaray. Sultan Mehmet'in oğlu Sultan Murat zamanında, Hatip Mahmut'un oğlu Hibeytullah tarafındon 835 (1432) tarihinde yaptırılmıştır. Kitabenin bulunduğu açıklık yontulu taşla işlenmiş ve bunun altına klasik (9 taşlı) basık Türk kemeri ve mermer söveler yerleştirilmiştir. Kapı önünde bir tonoz veya kubbenin bulunduğunu, kalan kemerin izlerini anlatmaktadır. Kapıdan girilince sağdaki oda ile, sonradan ahır haline getirilen bazı odalar ve şimdi kapışı caddeye açılan bir oda (yazıhane) tonozludur.

Tonozları çökmüş olan yerlere ahşap örtü yapılmıştır. Bina, esasında bir katlıydı. Çeşitli antik sütun, başlık ve altlıklar kul- lanılmak suretiyle meydana getirilen saya arkasına odalar dizilmiştir. ikinci kat, sonradan ahşap oîarak yapılmıştır. Büyük kapının tam karşısında ahır kapışı vardır. Kapı, iki merkezli klasik (19 taşlıdır) Türk kemeridir. Ahır, 21.5x8 ölçüsünde tonoz örtüsüne kadar yüksekliği 5 m.'dir. Ahır, yontulu büyük taşlarla meydana getirilmiş 4 kemer üzeri ne tonozu oturtmak suretiyle yapılmıştır. Tonoz üstündeki toprak tabakasının ağırlığını azaltmak, aynı zamanda harici hararete karşı ayırma malzemesi olmak üzere, arasına cam kabukları konulmuştur. Ahır kapısının iki tarafındaki tonozlu iki oda, sonradan kiremitle örtülmüştür. Burada bulunan dört köşe planlı kuyu 30 yıl önce kapatılmıştır.

Kuyu etrafında bulunan sekiz köşeli taş çerçeve ile suyun akması için yapılan taş oluk döşeme arasında görülmektedir. Yalaklar ise kaldırılmıştır. Ayakyolu yapılmış olan odada ocak izi bulunduğuna göre,burasının yemekhane ve sonradan kahve ocağı olarak kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Hanın, incirli mescit tarafında bulunan duvarı, binanın yapışı hakkında iyi bir fikir vermektedir. 28.40 m. uzunluğunda olan duvar antik trahit blok taşlardan sonra, tuğlalann çerçevelediği klasik şekilde meydana getirilmiştir. Burası, iki dişli kirpi saçağı ile nihayetlenmektedir. Saçağın üstünde bulunan moloz duvar ise sonradan yapılmıştır. Bu duvarda bulunan düşey (mazgal şeklinde) dar pencereler 15x40 cm. ölçüsündedir. Bunların taş üst eşiğinde, üzerine oyma ola- rak, Türk tarzında iki merkezli kemer işlenmiştir. Bu pencerelerden yalnız birisinde iz kalmıştır.

ŞADIRVANLI CAMİ

Selçuk minaresinin yanında ve kendi adıyla anılan bölgededir. Kapı üzerindeki mermer yazıtta H. 957 (M. 1550) yılında, Osman oğlu Hacı Hasan tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kapısı, yedi parça mermerden ve basık kemerli olarak yapılmıştır. Ahşap kapıların üzerinde demir işi halka ve maşalar yer alır. 12,5x12,5 metre kare boyutlu binanın dört duvarında sekiz köşe geçmeli bir kubbe oturtulmuştur. Kubbede altı küçük pencere vardır. Alçı süsler sonradan yapılmıştır. Minber, büyük mermer plakalardan yapılmıştır. Güzel bir işçilik varken sonradan yapılan onarımda bu özelliğini yitirmiş, kaba bir görünüm almıştır.

Mihrab sonradan alçı süslerle biçim kazanırken, iç taban 35 cm. boyutunda kare tuğlalarla örülmüştür.Müezzin mahfeli kadınlara ayrılmış olduğu gibi ayrıca 2x9 m.ölçüsünde başka bir kadınlar bölümü daha vardır. Doğu tarafında 4,12 ölçüsünde ve üç kubbe ile örtülü son cemaat alanı yer alır. Bu kubbeler de kurşun kaplıdır. Son cemaat alanının yanında 2x17,5 metre boyutunda ahşap bir saya oluşturulmuştur. Güney-doğu köşesinde yer alan minare'nin kapısı cami içindedir.Altlığı dışında bu minare 1952 yılında yaptırılmıştır. 33 metre yüksekliğinde ve 93 ayaklıdır. Altlığın üst kısmındaki 5 cm. derinlik verilen sağır kemerli nişler ilginç bir sanat ve ustalığı yansıtmaktadır.Avluda bulunan şadırvan'ın Bergama voyvodası Abdullah Ağa tarafından, 1240 (1824) tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

HACI HEKİM HAMAMI Hacı Hekim camisiyle aynı zamanda yapılmış hamam kadınlar kısmına da sahiptir. Kubbeyle örtülü soyunma yerinden büyükçe bir soğukluğa geçilir. Hamam yakın zamana kadar (2006)kullanılmaktaydı .

ŞADIRVANLI CAMİ 1550 yılında yapılmıştır. Tek kubbe ile örtülü yapının son cemaat mahallini üç kubbe kapatır. Müezzin mahfeli kadınlara ayrılmıştır. Kubbeler kurşunla kaplıdır. Minaresi 1952 yılında yeniden yapılmıştır. Sivri kemerli ve aynalı pencereleri sonradan değiştirilmiştir.

KURŞUNLU CAMİ 1439 yılında yapılan cami kare plana sahiptir. Kurşunla kaplı kubbenin çapı 9.20 metre'dir. Duvarların bitiminde taş silmeler kullanılmıştır. Duvarlar ve minaresi silme taştan yapılmıştır. Zemin tuğla döşelidir. Minberi ahşaptır.

KULAKSIZ CAMİ 1803 yılında yapılmıştır. Dikdörtgen planlı camii ahşap çatı ile örtülmüştür. Eski bir bina kalıntısı üzerine inşa edildiği batı duvarından anlaşılmaktadır. Burada korint tarzı bir başlık ve sütuna oturan iki kemer mevcuttur. Son yıllarda esaslı tamir görmüştür.

TARİHİ TİCARET MERKEZİ ARASTA Eski Bergama olarak adlandırılan alanda bulunan Bergama Tarihi Ticaret Merkezi, 1850'li yıllardaki yangında büyük hasar görmüş olmasına rağmen 15'inci Yüzyıl'dan kalma eserlerle dikkat çekmektedir. Tarihi Ticaret Merkezi'nde Bedesten, Çukurhan, Çınarlı Hamam, Lonca Mescidi, Hacı Hekim Camisi ile Kapalı Çarşı ve Arasta yapıları yeralmaktadır.Çeşme ve Sebiller Tespit edilenlerin sayısı 100'ü bulmaktadır. En ilginci Hellenistik Çağ’dan kalan Kale çeşmesidir ve 2000 senedir suyu akmaktadır. Bundan sonra en eski çeşme 1742 yılına aittir. Bergama çeşmeleri genellikle devşirme malzemelerden yapılmışlardır. Çoğunlukla taştan olan bu çeşmelere meydanlarda, sokak başlarında ya da evlere bitişik olarak rastlanır. En tanınmışları Büyükalan Çeşmesi, Kasapoğlu Çeşmesi, Sivri Kemerli Çeşme, Karaosmanoğlu Sebilleridir.

Tüm Hakları Asklepion Restaurant ' a aittir. İzinsiz kullanılamaz © 2008.

Sayfa Tasarım UFUK AYDIN 0 535 263 48 98